Kategori arşivi: Güncel

BGH, fiber internet sözleşmelerinde tüketicilerin konumunu güçlendirdi: Sözleşme süresi sözleşmenin kurulmasıyla başlar

Fiber internet bağlantısı sipariş eden kişiler, sözleşmenin kurulması ile bağlantının hizmete açılması arasında çoğu zaman belirli bir sürenin geçeceğini hesaba katar. Altyapının planlanması, kabloların döşenmesi ve teknik koşulların oluşturulması gerekir. Ancak bu bekleme süresi, kararlaştırılan asgari sözleşme süresinin fiilen önüne eklenir ve tüketicilerin sağlayıcılarına iki yıldan belirgin biçimde daha uzun süre bağlı kalmasına yol açarsa sorun ortaya çıkar.

Almanya Federal Yüksek Mahkemesi (BGH), 8 Ocak 2026 tarihli kararıyla bu konuda önemli bir açıklık getirdi. Asgari sözleşme süresinin ancak fiber internet bağlantısının kurulması veya hizmete açılmasıyla başlayacağını öngören bir hüküm geçersiz olabilir. Çünkü sözleşme, müşteriyi kural olarak bağlantının kullanılabilir hâle geldiği tarihten değil, kurulduğu andan itibaren bağlar.

Fiber internet bağlantısını simgeleyen ışıklı fiber optik kablo
Işık sinyali taşıyan fiber optik kablo

Uzun bekleme süresi sözleşmeye bağlılığı uzatmamalıdır

Karara konu olayda bir telekomünikasyon sağlayıcısının genel işlem koşulları, kararlaştırılan 24 aylık sürenin ancak bağlantının hizmete açılmasıyla başlayacağını öngörüyordu. Ancak sözleşmenin kurulması ile bu tarih arasında haftalar, hatta aylar geçebiliyordu. İlgili tüketiciler bakımından bu, önce altyapı ve bekleme süresince, ardından da 24 ay daha sözleşmeyle bağlı kalmaları anlamına geliyordu.

Almanya Federal Yüksek Mahkemesi bu düzenlemeyi kabul etmedi. § 309 Nr. 9 Buchst. a BGB uyarınca, düzenli olarak sunulacak hizmetlere ilişkin genel işlem koşulları iki yıldan uzun bir sözleşmeye bağlılık öngöremez. Sözleşmenin kurulması ile hizmete açılma arasındaki süre, bunun ardından başlayan asgari süreye eklenirse tam da bu yasaklanan uzama ortaya çıkabilir. Almanya Federal Yüksek Mahkemesi ayrıca § 56 Abs. 1 TKG hükmünün tüketiciyi koruyan bu kuralı bertaraf etmediğini açıkladı: Telekomünikasyon Yasası’nın uygulama alanında da ilk sözleşmenin süresi, hizmetin daha sonra sunulmaya başlanmasına veya bağlantının kurulmasına göre değil, sözleşmenin kurulmasına göre hesaplanmalıdır.

Karara göre fiber altyapı çalışmalarının kendine özgü koşulları da bu sonucu değiştirmez. Geciken altyapı çalışmalarının ekonomik riski, tüketicilerin fiilî bağlılığını öngörülemeyen bir süreye uzatacak şekilde onlara yüklenemez.

Karar ilgili tüketiciler için ne anlama geliyor?

Karar, fiber internet veya telekomünikasyon sözleşmesini bağlantının fiilen hizmete açılmasından çok önce akdetmiş tüketiciler bakımından önem taşıyabilir. Sağlayıcının sözleşmenin bitiş tarihini daha sonraki hizmete açılma tarihine göre hesaplaması veya asgari sürenin ancak aktivasyonla başladığını ileri sürerek fesih bildirimini reddetmesi, özellikle ayrıntılı bir incelemeyi gerekli kılabilir.

Her durumda somut sözleşme belirleyicidir. Sipariş tarihi her zaman hukuken esas alınacak sözleşme tarihi olmayabilir. Sipariş teyidi, sözleşme özeti, o tarihte geçerli genel işlem koşulları ve sağlayıcıyla yapılan diğer yazışmalar belirleyici olabilir. Altyapı çalışmaları, bağlantının hizmete açılması ve sağlayıcının kabul ettiği sözleşme bitiş tarihi hakkındaki bildirimler de hukuki değerlendirme bakımından önem taşıyabilir.

Dolayısıyla karar, her fiber internet sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği veya her durumda özel bir fesih hakkının bulunduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte sağlayıcının süreyi doğru hesaplayıp hesaplamadığının ve kullanılan sözleşme hükmünün geçerli olup olmadığının incelenmesi için önemli bir dayanak oluşturur.

Size nasıl destek olabiliriz?

Sözleşmenizin gerçekte ne zaman sona ereceğinden emin değilseniz, sözleşmenizin kronolojisini ve hukuki seyrini sizinle birlikte inceliyoruz. Sözleşmeye bağlılığın ne zaman doğduğunu, hangi sürenin kararlaştırıldığını ve bağlantının daha sonra hizmete açılmasının somut olayınızdaki önemini değerlendiriyoruz.

Bu temelde sağlayıcıya karşı doğru sözleşme bitiş tarihini ileri sürebilir, daha önce yapılmış bir fesih bildiriminin hukuki durumunu değerlendirebilir ve fazla ödenmiş bedellerin geri istenip istenemeyeceğini inceleyebiliriz. Doğrudan bir uzlaşma sağlanamazsa Almanya Federal Ağ Ajansı (Bundesnetzagentur) nezdindeki uzlaştırma sürecinin hazırlanmasında da sizi destekler veya sizinle birlikte diğer hukuki adımları değerlendiririz.

Bir danışma görüşmesine mümkünse siparişinizi, sipariş veya sözleşme teyidini, sözleşme özetini, sözleşmenin kurulduğu tarihte geçerli genel işlem koşullarını ve hizmete açılmaya ilişkin bildirimlerle bugüne kadarki yazışmaları getirin. Belgelerin olabildiğince eksiksiz olması, sözleşme süresinin başlangıcının güvenilir biçimde belirlenmesine yardımcı olur.

Sözleşme sürenizi inceletmek ister misiniz?

Sağlayıcınız asgari sözleşme süresini ancak hizmete açılma tarihinden itibaren hesaplıyorsa veya fesih bildiriminizi bu daha sonraki tarihi gerekçe göstererek reddettiyse JUDr. Gunther WITTENSTEIN Hukuk Bürosuna başvurabilirsiniz. Belgelerinizi somut durumunuza göre inceliyor ve hangi imkânların bulunduğunu size anlaşılır biçimde açıklıyoruz.

Bizimle iletişime geçin.


Ayrıntılı bilgiler: Almanya Federal Yüksek Mahkemesinin 8 Ocak 2026 tarihli III ZR 8/25 sayılı kararının tam metni, § 309 BGB hükmünün metni ve Almanya Federal Ağ Ajansı Telekomünikasyon Uzlaştırma Biriminin bilgileri.

Bu yazı, karar hakkında genel bir çerçeve sunar ve somut olayda hukuki danışmanlığın yerine geçmez.

§ 21 AufenthG uyarınca bağımsız çalışma için oturma izni

§ 21 AufenthG uyarınca bağımsız çalışma için oturma izni

JUDr. Gunther WITTENSTEIN Hukuk Bürosu, Almanya’da bağımsız bir faaliyete başlamak isteyen yabancı girişimcileri gerekli sürecin hazırlanması ve yürütülmesi aşamalarında destekler.

Bu süreçlerin merkezinde çoğunlukla § 21 AufenthG uyarınca bağımsız çalışma için oturma izni yer alır. Hukuk bürosu bu tür başvuruları daha önce birçok kez başarıyla hazırlayıp takip etmiş ve girişimcilik projesinin sağlam ve ikna edici biçimde ortaya konulmasına ilişkin özel gereklilikler konusunda deneyim kazanmıştır.

Bu alandaki bir karar yalnızca iyi bir iş fikrine bağlı değildir. Aksine, hukuki ve ekonomik bakımdan anlaşılır ve tutarlı bir hazırlık gerekir. Kurucunun kişisel yeterliliği, projenin finansmanı, iş modelinin sürdürülebilirliği ve ekonomik bir menfaatin veya bölgesel bir ihtiyacın bulunup bulunmadığı özellikle önem taşır.

Kararın temel dayanağı olarak iş planı

Bir oturma izni sürecinde sunulacak iş planı, planlanan faaliyetin genel bir açıklamasından çok daha fazlasını içermelidir. Alman pazarında hangi somut teklifin hayata geçirileceğini, hangi hedef gruplara ulaşılacağını, hangi maliyetlerin doğacağını ve ekonomik sürdürülebilirliğin hangi tarihten itibaren beklenebileceğini anlaşılır ve denetlenebilir biçimde ortaya koymalıdır.

Pazar, iş yeri, müşteriler, tedarikçiler, yatırımlar, devam eden giderler, finansman, likidite, kârlılık ve başabaş noktası hakkında güvenilir bilgiler özellikle önemlidir. Genel nitelikli pazar iddiaları veya gerçekçi olmayan ciro tahminleri, bir projenin izin alma ihtimalini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir.

Hukuk bürosu tarafından yapılandırılmış hazırlık

Hukuk bürosu müvekkillerini özellikle ikamet hukukuna ilişkin koşulların incelenmesi, gerekli belgelerin derlenmesi, iş planının uyumlaştırılması, finansman belgelerinin hazırlanması ve yetkili makamlarla ve sürece katılan diğer kurumlarla iletişim konularında destekler.

Her proje kendi koşulları içinde ayrı ayrı incelenir. Başarı garantisi verilemez ve verilmemelidir. Belirleyici olan her zaman somut olayın kişisel, hukuki ve ekonomik koşullarıdır.

Dijital destekli hukuk bürosu süreci

Hukuk bürosu, § 21 AufenthG kapsamındaki süreçler için korumalı bir dijital müvekkil alanı geliştirmiştir. Müvekkiller, kişisel erişimleri üzerinden gerekli bilgi ve belgeleri adım adım sunmaya yönlendirilir. Böylece bilgiler ve belgeler sonraki işlemler için eksiksiz, düzenli ve güvenli biçimde iletilebilir.

Erişim yalnızca hukuk bürosunun önceden onay vermesinin ardından oluşturulur. Herkese açık kayıt imkânı yoktur.

Sürecin başarıyla sonuçlanmasından sonra devam eden destek

Oturma izni süreci başarıyla tamamlandıktan sonra da hukuki destek yararlı olabilir. Hukuk bürosu, ihtiyaç hâlinde müvekkillerinin Almanya’da bir işletmenin kurulması ve yönetilmesiyle bağlantılı iş hukuku, aile hukuku, sözleşmeler hukuku veya diğer hukuki konulardaki sorularında da yanlarında olur.

Almanya’da bağımsız bir faaliyete başlamayı planlıyor ve § 21 AufenthG kapsamındaki bir sürecin hazırlanmasında desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, kişisel bir ilk danışma için hukuk bürosuyla iletişime geçebilirsiniz.

Bizimle bugün iletişime geçin.

Leverkusen’de aile hukuku avukatınız

Aile hukukuna ilişkin sorular çoğu zaman, pek çok konunun aynı anda açıklığa kavuşturulması gereken bir dönemde ortaya çıkar. Ayrılık veya boşanma yalnızca bir birlikteliğin sona ermesi değildir. Çoğu kez maddi güvence, ortak çocukların bakımı, konut ve yaşamın bir sonraki döneminin güvenilir biçimde düzenlenmesi de gündemdedir.

Leverkusen’de aile hukuku alanında uzman avukat (Fachanwalt für Familienrecht) olarak JUDr. Gunther WITTENSTEIN, uzun yıllara dayanan deneyimiyle, gizliliğe verdiği önemle ve hukuki sonuçların günlük yaşama etkilerini açıkça değerlendiren yaklaşımıyla yanınızdadır.

Belirleyici olan kişisel durumunuzdur

Somut duruma göre eş ve çocuk nafakası, evlilik sözleşmeleri, ayrılık anlaşmaları, boşanma davaları, velayet ve çocukla kişisel ilişki, şiddete karşı koruma, taşınmazlar, ev eşyası veya diğer mal varlığı meseleleri önem taşıyabilir. Soybağına ilişkin sorular ve uluslararası bağlantı içeren aile hukuku meseleleri de erken bir hukuki değerlendirmenin güven sağlayabileceği durumlar arasındadır.

Çekişmeli bir ayrılıkta bu konuların çoğu zaman birlikte ele alınması gerekir. Bağlantıları anlamanıza, önceliklerinizi belirlemenize ve müzakerelerde veya mahkeme önünde menfaatlerinizi korumanıza yardımcı oluyoruz.

Anlaşmalı bir çözüm de iyi bir hazırlık gerektirir

Anlaşmalı bir boşanmada dahi boşanma dilekçesinin en az bir avukat tarafından sunulması gerekir. Koşullar uygunsa, özenle hazırlanmış bir uzlaşma uyuşmazlıkları, süreyi ve masrafları azaltabilir. Durumunuza hangi yolun uygun olduğunu ve önceden hangi konuların açık ve kalıcı biçimde düzenlenmesi gerektiğini size açıkça anlatıyoruz.

Kişisel bir ilk görüşme için randevu alın.

Bahis kayıplarını geri almak

Spor bahisleri ve çevrim içi şans oyunlarında hukuki değerlendirme, sunulan oyunun türüne, ilgili dönemdeki mevzuata ve sağlayıcının Almanya’daki somut izin durumuna bağlıdır. Özellikle 1 Temmuz 2021’den önce genel yasak kapsamında bulunan çevrim içi kumarhane oyunları ve sanal slot oyunlarında, gerekli Alman izni olmadan sunulan hizmetlere ilişkin kayıpların geri istenmesi gündeme gelebilir. Buna karşılık spor bahislerinde yalnızca Alman izninin bulunmaması her dosyada aynı sonucu doğurmaz; sağlayıcının izin başvurusu, izin sürecinin seyri, uygulanan koruma hükümleri ve oyuncunun bilgisi somut olarak incelenmelidir. Bu nedenle bir geri ödeme talebinin bulunup bulunmadığı ve hangi mahkemenin yetkili olduğu ancak bireysel değerlendirmeden sonra söylenebilir. Köln Yüksek Eyalet Mahkemesi, 31 Ekim 2022 tarihli kararında bir çevrim içi kumarhane sağlayıcısını, bir oyuncunun 58.000 avroyu aşan kaybını geri ödemeye mahkûm etmiştir.

Bahis oynamak, haklı çıkmakla ilgilidir.” Avrupa’nın muhtemelen en büyük bahis şirketinin arkasındaki Alman isim bu sözlerle aktarılıyor. Karlsruhe’den, Malta merkezli ve yıllık cirosu yaklaşık 4 milyar avro olarak tahmin edilen bir bahis imparatorluğunu yönetiyordu. Almanya’da yasaklanan bir çevrim içi şans oyununun sunulması, somut olayın koşullarına göre Eyaletler Arası Şans Oyunları Sözleşmesi’ndeki izin şartını ve ceza hukukundaki § 284 StGB hükmünü ihlal edebilir. Böyle bir ihlalin sözleşmenin geçersizliğine veya oyuncunun geri ödeme talebine yol açıp açmadığı; oyun türüne, ilgili dönemdeki mevzuata, sağlayıcının izin durumuna ve davanın diğer koşullarına göre değerlendirilir. Spor bahislerinde, özellikle sağlayıcının Alman izni için başvurduğu ancak izin sürecinin hukuka aykırı yürütüldüğünü ileri sürdüğü dosyalarda ayrı bir inceleme gerekir.

Oyuncunun sağlayıcının izin durumunu ve muhtemel yasağı bilip bilmediği de geri ödeme talebini etkileyebilir.

Bu husus varsayımla değil, somut olayın belgeleri ve koşulları üzerinden incelenmelidir.

Zamanaşımı da her dosyada ayrıca incelenmelidir. Talebin hukuki dayanağı, oyuncunun bilgisi ve zamanaşımının başlangıç tarihi, hangi döneme ilişkin kayıpların ileri sürülebileceğini etkileyebilir; bu nedenle genel olarak üç veya on yıllık sabit bir süre vaat edilemez.

Köln Yüksek Eyalet Mahkemesi, önündeki somut olay bakımından oyuncunun Malta’da dava açmak zorunda olmadığını ve kendi yerleşim yerindeki yetkili mahkemeye başvurabildiğini kabul etmiştir (Köln Yüksek Eyalet Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli, 19 U 51/22 sayılı kararı).

Bir bahis veya çevrim içi şans oyunu sağlayıcısına karşı talebiniz bulunup bulunmadığını öğrenmek istiyorsanız, oyun türünü, ilgili dönemi, sağlayıcının izin durumunu ve mevcut belgeleri bağlayıcı olmayan bir ilk değerlendirme kapsamında inceleriz.

 

© JUDr. Gunther WITTENSTEIN Hukuk Bürosu – Tüm hakları saklıdır.